25 Haziran 2018
Hastayım ama oruç tutmak istiyorum diyorsanız...

Hastayım ama oruç tutmak istiyorum diyorsanız...

Bu yazıyı mutlaka okuyun....

 

Son yıllarda ramazan ayının yaz mevsime denk gelmesi ile uzun saatler süren açlık ve susuzluk mide asidinin yükselmesine, reflü, gastrit gibi mide hastalıkları olan insanların zorluk çekmesine ve sağlıklarının bozulmasına neden olabiliyor. Ayrıca sık sık yemek yemek ve düzenli ilaç kullanmak zorunda olan diyabet ve kalp hastaları da olumsuz etkilenebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, kronik hastalıkları olan kişilerde oruç tutmanın sakıncalı olduğu durumlar ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Eğer bu hastalıkları geçirdiyseniz dikkat!

Mide ve sindirim sistemi sorunları yaşayan insanların oruç tutarken bazı noktalara dikkat etmeleri gerekmektedir. Belli saatler dahilinde aç kalmanın metabolik olarak dinlendirici bir özelliği bulunmaktadır. Fakat uzun saatler boyunca tutulan oruçlar sonucunda sindirim sistemi ve metabolizma yavaşlamaktadır. Bu kadar uzun süre aç kaldıktan sonra beslenme şekli ve tüketilen yiyecekler sağlığı etkilemektedir. Geçtiğimiz yıllarda hep yaz aylarına denk gelen ramazanda havalar çok sıcak ve oruç saatleri çok uzun olmuştur. Bu yıl belki sıcaklıklar daha bölgesel olabilir ama yine uzun saatler oruç tutulacaktır. Risk grubundaki kişilerin doktor kontrolünden geçmesi ve onay almaları gerekmektedir. Diyabet hastası ama şekeri çok yüksek olmayan ve ilaçla kontrol altında tutabilen kişiler doktor kontrolünde oruç tutabilir veya tutmayı deneyebilir. Ama günde 3- 4 defa insülin kullanan, beraberinde kalp hastalığı olan, kan şekeri 200-300’ler de seyreden bir insanın oruç tutması önerilmemektedir. Kronik mide sorunları olan hastalar bu dönemde çok dikkat etmeliler.

  • Ayrıca yakın zamanda felç ya da iskemik atak geçirmiş, beyne ya da akciğerine pıhtı atmış,
  • Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçirmiş,
  • Ciddi kontrolsüz diyabeti olan,
  • Ciddi kronik mide sorunları olan yakın zamanda mide kanaması geçirmiş ya da endoskopiyle teşhis koyulmuş bir ülseri olan kişilerin uzun süre aç kalmamaları gerekmektedir. Diyabet ve mide hastalarının sık ve ara öğünlü beslenmeler önerilmektedir.

50 yaş üzeri herkes oruç tutmadan doktor kontrolünden geçmeli

Kalp hastalarının da düzenli ilaç kullanmaları gerektiğinden oruç tutmaları önerilmemektedir. Kalp krizi geçireli 6 aydan daha uzun süre olmuş tedavisi yapılmış ve stent takılmış kişiler diyabet veya eşlik eden başka hastalığı yoksa doktor kontrolünde oruç tutabilirler. Burada hastalıklar karşısında bireysel farklılıklar olabilmektedir. Bu tarz kronik rahatsızlıkları olan kişiler oruç tutmak istiyorlarsa öncesinde bir doktor kontrolünden geçmeli ve doktorun tavsiyesi doğrultusunda bu duruma karar vermelidir. Oruç tutmadan önce özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerin küçük bir check- up yaptırmalarında faydalı olmaktadır. Aile hikayesinde kalp krizi olan kişilerin özellikle dikkatli olması gerekmektedir. Bu risk faktörünün yanında kişi iyi beslenmiyorsa, sigara içiyorsa, bel çevresi kalınsa ve stresli bir işi varsa kalple ilgili testlerin mutlaka yapılması gerekmektedir.

Bu önerilere mutlaka uyun

Gastrit toplumun yüzde 25-30’unda vardır ve yaygın olarak görülmektedir. Mide sorunları olan kişiler mide koruyucu ve asit azaltıcı ilaçlarını kullandıkları takdirde oruç tutmalarında sakınca yoktur. İftarda ve sahurda yenilen besinlere çok dikkat edilmelidir. Fakat açlığa hiç tahammül edemeyen hemen midesi ağrıyan ve yakın zamanda mide kanaması geçirmiş kişilerin oruç tutması sakıncalıdır. Reflü hastası bir kişinin iftarda hızlı yemek yememesi, sahur da ise yemek yiyip hemen yatmaması gerekmektedir. Yemek yerken dik oturulmalı ve yemek yedikten sonra hemen uyunmamalı ve uzanılmamalıdır. İftar da yemeklerin hafif olması ve yavaş yenmesi önerilmektedir. Gece yatarken yastıklarını yüksekte tutmalarında fayda vardır. Bel bölgesini çok sıkan kıyafetlerden uzak durulmalıdır. Reflüyü yani mide suyunun yemek borusuna çıkışını engelleyen bazı şuruplar ve asit dengeleyici haplar bulunmaktadır. Oruç tutmak isteyen reflü hastaları iftar ve sahurlardan sonra bu ilaçları kullanarak ve aşağıdaki önerilere dikkat ederek ramazan ayını rahat geçirebilirler;

  • Mide hastaları mide asidini artıran asitli içecekler tüketmemelidir.
  • Özellikle sahurda yağlı, kızarmış, çok acılı ve baharatlı yemeklerden uzak durulmalıdır.
  • Tatlı olarak şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli hafif tatlılar tercih edilmelidir.
  • Yemeğe çorbayla başlayıp yavaş bir şekilde devam edilmelidir.
  • Sahurda zeytin, sucuk gibi mideyi rahatsız eden gıdalardan kaçınmaları gerekmektedir.
  • Fırından yeni çıkmış sıcak beyaz ekmek tüketmekten kaçınılmalıdır.
  • Demli çay ve çok kahve tüketimi yine mide şikayetlerini artırabilmektedir

Kan şekerini çabuk yükselten gıdalardan uzak durun

Beyaz ekmek yerine esmer ekmek tüketmeleri daha faydalıdır. Sadece mide hastalarının değil, insülin direnci olan hastalarında esmer ekmeklerden tam tahıllı, çavdar gibi ekmekler tercih etmesi gerekmektedir. Uzun süre tok kalmak isteyen herkes buna dikkat etmelidir. Beyaz ekmek, pirinç pilavı, şerbetli tatlılar glisemik indeksi yüksek yani kan şekerini çabuk yükselten gıdalardır. Bütün gün aç kalacağım düşüncesiyle bu gıdalar çok tüketilmektedir. Tok tutma özelliği olmayan bu gıdalar bir de üzerine şekeri, mide hastalarında ise mide asidini yükseltmekte, şeker hastalığına ve reflüye sebep olmaktadır. Pirinç pilavı yerine bulgur tercih edilmeli, sahurda ise yemek yerine kahvaltı türü yiyecekler tüketilmelidir. Yumurta özellikle sahurda çok önemlidir. Tok tutar, şekeri yükseltmez ve mideyi rahatsız edici etkisi yoktur. Mide sorunları olan insanlar sahurdan ve iftardan sonra koruyucu ve asit düzenleyici ilaçlarını kullanarak, ramazanı kolay bir şekilde geçirebilirler.

Zeytinyağlı yemekler ve bol sıvı tüketin

Bağırsak sistemi yemek yemekle de uyarılan bir sistemdir. Uzun süre aç kalmayla bu uyarılma olmayacağından bu durum kabızlıklara yol açabilmektedir. Kabızlık sorunu çekmeyen bir kişi ramazan da bu düzenin bozulması sonucu kabızlık şikayeti yaşayabilmektedir. İftar ve sahur arasında zeytinyağlı yemekler, bol sıvı tüketilmesi kabızlık sorunu yaşayanlara fayda sağlamaktadır. Ciddi kabızlık problemi yaşayan insanlar sahurda laksatif olarak adlandırılan bağırsağı yumuşatan yeni nesil ilaçları kullanabilirler.

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.