21 Eylül 2018
30'lu Yaşlarda Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

30'lu Yaşlarda Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

30'lu yaşların sonunda daha genç ve mutlu bir insan olmak için bu cilt bakım önerilerine dikkat edin.

 

30’lu yaşlar olgunluk yaşıdır, artık yılların izleri yüzde kendini yavaş yavaş belli eder ve cilt artık değişime girmeye başlar. Yine de cilt henüz gergin, göğüsler ve kalçalar sıkıdır. Sadece göz ve dudak kenarlarında ilk kırışıklıklar görülmeye başlar. Cilt kendini yenilemek için artık 28 günle yetinmez ve 40 güne gereksinim duyar. Doğru stratejiyle biyolojik saati yavaşlatmak da mümkün. 20’li yaşlarda başladığınız güneşten koruma ve koruyucu kullanma tedbirlerinizi bir level daha yukarı çekebilirsiniz. Yani mümkünse koruyucu sürseniz bile güneşin altına pek fazla yatmazsanız 30’lu yaşların sonunda daha genç ve mutlu bir insan olabilirsiniz. 

Temizlik: Sabahları yüzü sadece soğuk suyla yıkamak yeterli olsa da akşamları yüzdeki makyaj artıklarının temizlenmesi şart. Sabahları yüzünüzü yıkadığınız soğuk su uykuyu açarken kan dolaşımını da harekete geçirir. Solgun ciltler soğuk-sıcak kompreslerle renk kazanır. Akşamları cildinizi temizlerken normal sabunlardan uzak durun çünkü normal sabun cildin çok fazla kurumasına neden olur. İçeriğinde aynı zamanda bakım yapan avokado, jojoba ve Hindistan cevizi yağı bulunan temizlik ürünlerini tercih edebilirsiniz. Tonik kullanımını bu yaşlarda vazgeçilmezlerinizin arasına alırsanız hem daha derin bir cilt temizliği yapar hem de nemlendiricilerinize yardımcı olursunuz. 

Nemlendirme: Bu yaşın en önemli bakımı cildin nem kaybetmemesini sağlamak olmalı. Gündüz UV korumalı bir nemlendiriciyle kırışıklıkları önleyebilir ve vitaminlerle enerji depolayabilirsiniz. A vitamini hücre yenileyici özelliğiyle öne çıkıyor, C ve E vitaminleri ise serbest radikallerle savaşırken aynı zamanda bağ dokusunu sıkılaştırıyor. Geceleri ise enzim bileşenli yenileyici bir gece kremi ve düzenli uyky saatlerine sahip olmalısınız. Bu sayede hücrelerin yenileyici mekanizması en yüksek düzeye çıkıyor. 

Göz bakımı: Küçük gülümsemeler, göz kırpmalar ve yüz buruşturmalar henüz derin kırışıklıklar yaratmıyor. Ancak bu yaşlarda göz bakımı önem kazanıyor. Üstelik düzenli olarak ürün kullanmaya başlamanın tam sırası. Göz çevresindeki hassas cildi tahriş etmemek için kremi gözün etrafına sürün, işaret ve orta parmaklarınızla hafif masajlar yaparak yayın. Kalan kremi dudağınızın çevresine sürün. İnce kırışıklıklarınıza ekstra bakım için gözlerinizi haftada iki kez 15 dakika boyunca bakım ürünü sürdüğünüz göz pedleriyle dinlendirebilirsiniz. 

Makyaj: Işığı yansıtan pigmentler içeren bir fondöten, cilde kazandırdığı pürüzsüz görünümle ince kırışıklıkları bile görünmez kılar. 30’lu yaşlarını süren kadınların makyaj çantalarında mutlaka bulundurmaları gereken ürünlerden biri de göz çevresindeki halkalar için kapatıcı. 30’ların sonlarına yaklaşanlar için parıltılı farlar artık ‘tehlikeli ürünler’ kategorisine girer. Çünkü bu tarz parlak farlar göz kapaklarını düşük gösterir. Bu durumda gün içinde mat farları tercih edip, parıltı için geceyi beklemeniz gerekebilir. 

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.